Diyorlar ki senin için Global Medya Amca, beynimizi yıkamak
için ülkemize gelmektesin, sakın geç kalma! Güya, bir yönlendirme ve denetim
aracı olarak güçlü ve ayrıcalıklı kesimlerin çıkarına hizmet etmekteymişsin, aman
ha aldırma! Sakın ola ki özgürlükçü değerlerin savunucularına kulak asma, sen
beni istemelisin, ben ki öyle muhtacım sana, al senin olayım, yaşamı senin
ışığında yeniden kavrayayım. Gerçeklerin senin istediğin yarısına bakayım,
diğer yarısını özenle seçtiğin görüntülere kurban ederek gizlemekteki başarına
hayran kalayım. Göster bana, neyi istersen, ama neye bakarsam bakayım senin
görüş açından bakayım, zira düşünmeye gücüm yoktur, bırak da senin yaydığın
ideolojilere yaslanayım.
Hadi gel Global Medya Amca, yetmez bana yerli sermayenin
gücü, sen de katıl aramıza, ne de hoştur senin kültürel bombardımanının
etkisinde yaşamak, gel aç ufkumu biraz, daraldım bizimkilerin dar kalıplarında.
Gel de yeni boyutlar kazandır “haber” programlarımıza, ben senin emperyal
ürünlerini huşu ile izlerim, şimdi uzaksın ya bana, çekinme gir içeri, yakından
ve doğrudan değsin beynime ellerin!
Hadi yönlendir beni, uyuştur beynimi, korkarım amansız bir
şekilde ilerlemekteyim aykırılığa, ne
olur durdur beni, istila et zihnimi, kurtar beni “başkaldırı” dürtümden, boğ
beni karanlığında, sakın korkma “unutuluş ve gözden düşüş “ günü gelir de
gerçek çıkar aydınlığa. Sen yeter ki kal benimle, izin ver tılsımından
yararlanayım, sağaltıcı terapine kapılayım, hadi parçala eleştiri yetimi, senin
arzularının peşinde itaatle uyumlanayım.
Hadi ikna et beni, ait kıl kendine, sorgulamayı unutup sana
koşullanayım, korkmaktayım kendim olmaktan, giydirip üniformayı üstüme kat beni
geneline, herkes gibi olarak korunayım, yeter ki kabul göreyim görmezden
gelinsem de. Ama yoksun kılma beni, al beni de içine, bazen sokakta mikrofon
tut bana, bazen stüdyonda konuk olayım, ama kalkışırsam tartışma ve karar
sürecine gerçekten katılmağa sindir beni anında kukla “bilim adam”larınla.
Dillendir beni hadi, ama izin ver de sadece senin sözcüklerinle konuşayım.
Hadi atalete at beni, suskun kalayım, seviyorum haberleri
“sahneye koymanı”, eksik etme “canlı yayın” senaryolarını. İnsan dramlarını ne
kadar çok “gösterdiğine” ama ne kadar da az “aktardığına” takılmayayım. Yeniden
yarat beni, illüzyonik sanatsal değerlerinle popüler olayım, bana dönsün
ışıklar, mekanik alkış sesleriyle kamaşayım, parlat beni ne olur reytinginin
cilasıyla, hep boyalı kalayım. Hadi nesnesi yap beni yönlendirmelerinin,
yüzeysel kıl, görünenin ötesine bakmayayım, hayatı sadece senin ürettiğin
“çağrışımlar” düzeyinde algılayayım.
Hadi mutlu et beni dalayım hülyalara, bol spor bol eğlence
ver bana tarifsiz hazlara kapılayım. Özgürleşme olanaklarımı gasp et, zihinsel
tutsaklaşma olanaklarımı artır, hep sana inanayım.” Halka inmek” ve “halkla
bütünleşmek” şiarını unutma, sal üstüme yozlaştırıcı müziklerini sarhoş olayım.
Ne önemi olabilir gerçekte olanın, gösteridir aslolan, zaten gerçek dediğin
sadece bir “sunum” meselesi değil midir
ki yani, hadi savaşı bir “havai fişek gösterisi” gibi sun bana, yüreğimi
acımaktan kurtarayım. İğdiş et duyarlılığımı, akla uygun kıl beni, tatlı bir
sevda halinde yaslayıp başımı göğsüne meşruiyetine destek olayım.
Hadi manipüle et beni Global Medya Amca, sil belleğimden
senin yarattığın “yoksun ve yalnız insan” imgesini, sar beni alımlılığınla
istediğin gibi olayım, yönlendirilmenin verdiği hazza dalıp sıradan ve itaatkar
bir yaşantının o sersemleten global uğultusunda susayım, susayım, susayım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder