MEDYATİK FANTAZYALAR
İmdat! Televizyon Bana Bakıyor!
Oturdu karşıma, konumlarımızı uygun açıya ayarladı,
heyecanlı, adeta avını kollayan kedi gibi gözleri parladı, az sonra pençesini
zihnime atacak, birkaç hücre daha kapacak ve ruhuma akan kanlarımı şey’in
Bodrum’un plajlarında güneşlenen son sevgilisinin bikinili görüntüsüyle
paklayacak.
Ben gözlerim sarhoş içim bir mayhoş bu cam kutuya bakarken
cam kutu da tüm hünerleriyle bana bakıyor, yat gezisinde “yakalanan” bir başka
şey’in selülitleri amma da çoğalıyor, acaba en son ne zaman estetik opereyşin
yaptırmıştı, komşunun o uğursuz kedisi miyavlıyor gene, zihnim bulanıyor bir
türlü hatırlayamıyorum. Yahu ben niye o yatta, Boğaziçi’ndeki katta ve
sereserpe o yatakta değilim, kafam takılıyor.
Vadideki kurtlar gibi delici delici bakan sunucu “az sonra”
beni cevaplıyor, doğru valla, bana hiç para harcatmadan, son model ciplerle
yapılan o yolculukların “azabını” yaşatmadan, tüm trendi bikinileri, su-lu
havuzlu eğlenceleri ve de şey’le şey’in bir bar taburesinde öpüştüğü geceleri
evime ayağıma getiriyor. Ah içim bir hoş oluyor, uzanıyorum çek-de-yat’ın
üstüne, elbisemde bir dekolte oluşuyor, şükürlerdeyim, kalbime minnet duygusu
doluyor.
Ne oluyor bana böyle, selülitlerim mi çıkmış ne, şöyle bir
toparlanayım, dekoltemi kapatayım, büyük büyük adamların büyük büyük laflar
tartışma programlarına sıçrayayım. Bikinili sevgiliyi plajda, kamerayı
“görmeyerek” öpüşenleri barda, o hülyalı geceleri çek-de-yat’ta bırakayım,
memleket meselelerine dalayım. Uzman konuşmacı bana parmak sallar iken,
programcı “açıklamalarını” gözüme gözüme sokar iken ve karşı-konuşmacı sözü
bağırtıyla kesip yumruğunu masaya mıhlar iken ben gözetlenmenin keyfiyle bu cam
kutunun büyüsüne kapılayım.
Televizyon bana bakıyor, galiba ruhumu alıyor,
işkillenmekteyim, sadece sıcak çarpışmaların yaşandığı cephelerde değil,
sıcacık evimin fıstık yeşili koltuğunda da bir rehine miyim!Ve esir düştüğüm bu
cephede de yavaş yavaş, usul usul, ince ince yok edilmekte miyim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder