19 Şubat 2012 Pazar

ÖLÜM ÜÇLEMESİ I: Bir 'Tahayyül' Olarak Ölüm; Karagözlüm Hayat!

Bir dalganın bedenime hızla çarpması gibi bir mitingde karşılaşsam gençliğin ilk aşkıyla, biraz parçalanmışlık biraz ruh sıkıntısına bulansam, beyinden kazınsa da yürekten sökülmese o masalsı hatıra.
Yıllar yıllar geçse de ben o anda takılsam, dursa zihnin akışı, donup kalsa bedenim hiç kıpırdamasam, izin verse yaşamak, müsait olsam, biraz kül biraz duman halinde o en uzak geçmişte asılı kalsam.
Sebebim olsa sıla, dönsem o tozlu eve, korksam nefes almaktan seslensem anneme alsa beni içine, 'kalmak' ile 'gitmek' arasındaki farkı bilmesem ve merakımı yenmesem ve canımın yarısı  tutmasa yüreğimi... alenen çekip gitsem!
Yahut
Heveslensem yeniden o deli sevdalara, yaksa yüreciğimi bir ayrılık acısı, sarsa mı beni yine bir merdiven altında ilk temasın sancısı, bir ihtimalin peşine düşsem yahut küsse bana rüyalar dövüşsem gecelerle, vazgeçsem.
Zarif bir iç çekişle başlasam, zırıl zırıl ağlasam, yüzümü kapatıp avuçlarımla bir hummaya tutulsam, sevişsem acılarla çoğaltsam da çoğaltsam, çekse beni kuyular, şizoid yarılmalarla bir o yana bir bu yana sallansam.
Yapmasam…
İlk paragrafı yazan ben olmasam, düşsem rezil yerlere sürünsem de sürünsem, böcekler yese bedenimi, kaldırsa bile beni mecburiyetin kuvveti sobelese beni hayat, böyle vakur bir edayla dolaşıp durmasam.
Yahut
Desem ki…
Aslında unuttum her şeyi ve mütemadiyen unutmaktayım ve aslında bir şüphe üzerine var olmaktayım ve örülse de dört yanıma gri duvarlar habire tırmalamaktayım ve pıhtılarla perdelenmiş bir hayatı yaşamaktayım ve başkalarının yaralarını yalamaktayım ve lafı böyle uzatmakla “bir şey” den kaçmaktayım ve ama…kendimden acayip keyif almaktayım.
Yahut
Karagözlüm hayat!
Cennet ile cinnet arası bir şey sana duyduğum hasret, karınca misali sabret, karınca misali sabırla yürüyeceğim sana, ya mümkün olacak vuslat yahut ömrüm yolunda nihayetlenecek.
Sen gene de bekle beni!

Hiç yorum yok: